- - - - - -
Cuma, 25 Mayıs 2018

Ana Menü

Çarmıhtaki Zaferimiz

1.04.2012

 

Tanrı’nın ateş gibi yanan gazabı ve bize karşı olan sevgisi çarmıhta bir araya geldi. İsa Mesih olmasaydı O’nun öfkesi karşısında ölecektik.

 

İsa’nın zamanındaki Yahudiler, Mesih’in gelmesini bekliyorlardı ama onun öleceğini hiç beklemiyorlardı. Onlar kendilerini bu dünyadaki konumlarını güçlendirecek bir Mesih’in geleceğini düşünüyorlardı. İsa’nın isteği ise bu değildi. O’nun yüreğinde hep Tanrı’nın isteği vardı. İsa kendini ölüme hazırladı. Öğrencilere de hep çarmıh hakkında öğretti. Öğrenciler O ölüp dirildikten sonra Mesih İsa’nın çarmıhını her şeyin merkezi olarak görüp ona odaklandılar. Örneğin Pavlus, Aranızdayken, İsa Mesih'ten ve O'nun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım. (1. Korintliler 2:2) demiştir.

 

Peki bizim için İsa Mesih’in çarmıhı nedir? Öğrencilerin olduğu gibi çarmıh bizim de her şeyimiz olmalı. Biz her gün İsa’nın çarmıhına yaklaşıp Tanrı’nın isteğine göre yaşayabiliriz. Çarmıha yaklaşmak demek bizi kurtaran Tanrı’nın karakterini ve O’nun işini öğrenmek demektir. Çarmıha yaklaştıkça kendi kirliliğimizi de görürüz. Zaten temiz olsaydık çarmıha ihtiyacımız olmazdı. Onu derinden öğrenmek için Kutsal Kitap’ı okuruz, “iyi insan” olmak için kesinlikle değil.

 

Kutsal Kitap Mesih’le birlike çarmıhta öldük diyor. “Baba'nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O'nunla birlikte ölüme gömüldük. Eğer O'nunkine benzer bir ölümde O'nunla birleştiysek, O'nunkine benzer bir dirilişte de O'nunla birleşeceğiz. Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih'le birlikte çarmıha gerildiğini biliriz.” (Romalılar 6:4-6)

 

Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu'na imanla sürdürüyorum. (Galatyalılar 2:20)

 

Bana gelince, Rabbimiz İsa Mesih'in çarmıhından başka bir şeyle asla övünmem. O'nun çarmıhı aracılığıyla dünya benim için ölüdür, ben de dünya için.  (Galatyalılar 6:14)

 

Çarmıhta ölmüş olmamıza rağmen hâlâ canlı olarak burada oturuyoruz, o zaman “öldük” ne demektir? Bunun ruhsal bir anlam taşıdığı açıktır. Yani ruhsal olarak İsa Mesih’le beraber öldük. “Ruhsal”  ifadesinin anlamı “hayali” değildir. Ruhsal işlerin nasıl olduğunu anlayamasak da sonuçlarını gördüğümüz için gerçek olduklarını biliriz.

 

Kutsal Kitap’ta, Mesih İsa’yla birlikte ölenlerin O’nun zaferine de ortak olduklarını söylüyor. Günaha karşı ölüp zafer kazandığımızı ilan ediyor. Yani bu, günah üzerimizde egemenlik süremeyecek demektir.

 

Öyleyse ne diyelim? Lütuf çoğalsın diye günah işlemeye devam mı edelim? Kesinlikle hayır! Günah karşısında ölmüş olan bizler artık nasıl günah içinde yaşarız? Mesih İsa'ya vaftiz edildiğimizde, hepimizin O'nun ölümüne vaftiz edildiğimizi bilmez misiniz? Baba'nın yüceliği sayesinde Mesih nasıl ölümden dirildiyse, biz de yeni bir yaşam sürmek üzere vaftiz yoluyla O'nunla birlikte ölüme gömüldük. Eğer O'nunkine benzer bir ölümde O'nunla birleştiysek, O'nunkine benzer bir dirilişte de O'nunla birleşeceğiz. Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih'le birlikte çarmıha gerildiğini biliriz. Çünkü ölmüş kişi günahtan özgür kılınmıştır. Mesih'le birlikte ölmüşsek, O'nunla birlikte yaşayacağımıza da inanıyoruz. Çünkü Mesih'in ölümden dirilmiş olduğunu ve bir daha ölmeyeceğini, ölümün artık O'nun üzerinde egemenlik sürmeyeceğini biliyoruz. O'nun ölümü günaha karşılık ilk ve son ölüm olmuştur. Sürmekte olduğu yaşamı ise Tanrı için sürmektedir. Siz de böylece kendinizi günah karşısında ölü, Mesih İsa'da Tanrı karşısında diri sayın. Bu nedenle bedenin tutkularına uymamak için günahın ölümlü bedenlerinizde egemenlik sürmesine izin vermeyin. Bedeninizin üyelerini haksızlığa araç ederek günaha sunmayın. Ölümden dirilenler gibi kendinizi Tanrı'ya adayın; bedeninizin üyelerini doğruluk araçları olarak Tanrı'ya sunun. Günah size egemen olmayacaktır. Çünkü Kutsal Yasa'nın yönetimi altında değil, Tanrı'nın lütfu altındasınız. (Romalılar 6:1-14)

 

Önceleri günah bizim sahibimizdi ama şimdi öyle değildir. Hepimiz İsa’yı tanımadan önce günahkârdık. Mesih İsa’yla birlikte ölerek günaha karşı zafer kazandık. Çünkü artık bizim sahibimiz İsa Mesih’tir. İsa’yla ölmeyenler günaha köle olmaya devam ederler. Günah işlemek istemeseler de bunu başaramazlar çünkü günah onların efendisidir.

 

Nasıl bir baba yolda yürürken çocuğunu tehlikelerden koruyorsa Tanrı’nın da kendi çocuklarını günahtan koruyacağı kesindir. Yalan,  öfke, zina, şiddet, dedikodu gibi günahlardan Mesih İsa’nın çarmıhıyla kurtuluruz. Biz günaha karşı sanki bir ceset gibiyiz. Tanrı’ya, doğruluğa karşı ise capcanlıyız.

 

Gerçek Hristiyan olmak demek günaha karşı zafer kazanmak demektir. Günah sizi kışkırttığı zaman İsa’nın çarmıhını düşünürseniz zafer kazanırsınız.

 

Kutsal Kitap çarmıhta kazanılan beş çeşit zaferden söz eder. Bunlar: Günaha, dünyaya, Yasa’ya, bedene ve şeytana karşı zaferdir.

 

Dünyasal yaşam Rab İsa’yı tanımayanların sevdiği hayat tarzıdır. Bunlar çok çeşitlidir ama kısaca değinmek gerekirse sansüalizm yani duygucu lük (Kutsal Kitap’ta doğal benliğin tutkuları diye geçer), gözün tutkuları (örneğin sağlıklı olmak için değil ‘güzellik’ uğruna zayıflamak istemek), başarılı olma tutkusu; bizim işimiz Rab ’bin bize verdiği işi yapmaktır, daha fazlası bizim için gereksizdir, ünlü olma isteği de aynı şekilde dünyasaldır.

 

Çarmıh, Yasa’ya karşı zaferin kaynağıdır. Legalizm (yasacılık), kendini beğenme, ruhsal kibir, genelleme ve kuralcılığa karşı ölüyüz. Başkalarını yargılamak istediğimizde önce dedikoduyla başlarız. Kutsal Kitap’ta Matta 7:1’de “Başkalarını yargılamayın ki yargılanmayasınız” denmiştir. Dedikodu yapmak yerine o kişi hakkında dua etmeliyiz. Pratikte de karşımızdakinin izni olmadan o kişinin zayıf noktalarını başkalarıyla paylaşmayarak dedikoduya karşı önlem alabiliriz. Dedikodu yapılan yerde şeytan işler.

 

Çarmıh, bedene (doğal benliğe) karşı zaferin kaynağıdır. Tembellik, cinsel ahlâksızlık, depresyon ve öfkeden uzak durmalıyız. Depresyon abartıldığı kadar büyük bir şey değildir. Nitekim biz çarmıhta depresyona karşı da öldük.

 

Şeytana gelince, zaten İsa’nın adıyla kovulduğunda tamamen etkisizdir.

 

Bahsettiğimiz bu beş şeye karşı zafer kazanalım çünkü bunların hepsine de “dur” deme gücümüz vardır. Bu gücü İsa Mesih’in çarmıhtaki zaferinden alırız zira biz onunla ölerek bu zafere de ortak olduk.

 

Dirisu Kilisesi

 

İhsan

Sitemize Hoşgeldiniz

2016 Noel Etkinliği

Mobil Görünüm