- - - - - -
Pazar, 18 Şubat 2018

Ana Menü

Mesih'in Çarmıhı

 Mesih'le birlikte çarmıha gerildim. Artık ben yaşamıyorum, Mesih bende yaşıyor. Şimdi bedende sürdürdüğüm yaşamı, beni seven ve benim için kendini feda eden Tanrı Oğlu'na imanla sürdürüyorum (Gal 2:20).

İncil’de İbr 13:20’de Tanrı’nın ezeli kurtuluş planından söz eder. Yani Tanrı, daha dünya yaratılmadan önce bütün insanlığı kurtarmak için bir plan yaptı. Yine İncil’in Timoteos bölümünde der ki Mesih İsa’da sağlanan bu lütuf, yani İncil’in kendisi zamanın öncesinden tasarlandı. İnsanlar İncil değiştirildi diyebilirler ancak bunun sadece Tanrı tasarısını değiştirdiği taktirde mümkün olabileceğine dikkat edilmelidir. Böyle diyenler Tanrı’yı sadakatsiz, sözünden dönen bir konuma sokmuş olurlar. Oysa Tanrı sadıktır, planlarını değiştirmez. Tanrı dün, bugün ve sonsuza dek aynıdır. 

 Pavlus, Mesih’le birlikte çarmıha gerildik diyor. Yani Mesih çarmıhta öldüğünde biz de onunla öldük. Bu dünyada yaşama devam ediyor olsak da bu, Tanrı’nın Oğlu’na imanla sürdürdüğümüz bir yaşamdır.

 Peki, bu tasarıda Mesih’in ölümüne neden ihtiyaç vardı? Bu bağlamda Mesih’in çarmıhtaki ölümünün Kutsal Yasa’da nasıl açıklandığını sizlerle paylaşmak istiyorum. Bununla ilgili pek çok ayet var ancak sadece birkaçına değineceğiz.

 Yeşaya, İsa’dan yedi yüz yıl önce yaşamış bir peygamberdi. Kendisi Yeşaya kitabının 53. bölümü boyunca Mesih daha dünyaya gelmeden onun ölümünden söz ediyor. Kurtuluşumuzu sağlamak, esenliğe kavuşmamız için Tanrı hepimizin cezasını ona yükledi diyor. İsa lekesiz, günahsız kurban kuzusuydu. Mezarının zenginin yanında olacağından bile söz ediyor. Yeşaya, iyi haberi de veriyor: O öldükten sonra dirildi! O’na iman eden aklanacak diyor.

 Davut peygamber ise İsa’dan bin yıl önce yaşamıştır. Mezmurlarda Mesih’in ölümünü tasvir eden satırlar yazmıştır. Örneğin Mezmur 22’de Mesih’in çarmıhtaki feryadını temsil etmiştir: “Tanrım, Tanrım, Beni neden terk ettin?”
Davut aynı zamanda Mesih’in el ve ayaklarının çivilendiğini ön görüyor. Kemiklerinin kırılmayacağını, askerler tarafından elbiseleri için kura çekildiğinden bahsediyor.

 Daniel peygamber İsa’dan beş yüz yıl önce yaşamış bir peygamberdir. Mesih’in ne amaçla dünyaya göderileceğini ve kesin ölüm tarihini vermektedir.

Tüm bunlar nasıl tesadüf olabilir? Üstelik bunlar daha Mesih’le ilgili peygamberliklerin sadece birkaçı.

Amos peygamber aracılığıyla Tanrı şöyle sesleniyor. Gerçek şu ki, Egemen RAB kulu peygamberlere Sırrını açmadıkça bir şey yapmaz. (Amos 3:7) Yani Tanrı en ufak bir şüpheye bile yer kalmaması için Kutsal Kitap’ta pek çok vahyi açıklıyor.

 Şimdi de Kutsal Kitap’ın Yeni Antlaşma bölümünde İsa’nın çarmıhıyla ilgili kayıtlara bakalım.

 O’nunla alay etmeleri, kamçılayıp çarmıha germeleri için O`nu öteki uluslara teslim edecekler. Ne var ki O, üçüncü gün dirilecek. (Matta 20:19) Burada İsa Mesih’in ölüp dirileceği üçüncü kez açıklanıyor. O’nunla böyle alay ettikten sonra kaftanı üzerinden çıkarıp kendi giysilerini giydirdiler ve çarmıha germeye götürdüler. (Matta 27:31) İsa`yla birlikte, biri sağında öbürü solunda olmak üzere iki haydut da çarmıha gerildi. (Matta 27:38) Burada Yeşaya’da peygamberlik edilen olaylar gerçekleştiğini görüyoruz.

 İsa öğrencileriyle birlikte halkı da yanına çağırıp şöyle konuştu: “Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını yüklenip beni izlesin (Markos 8:34). Pavlus’un, Ga 2:20’de kendini inkâr ettiğini görmüştük. Bizler benliğimize öldük. Eski ben ölmeli. Çarmıhı yüklenip O’nu izlememiz gerekiyor.

Askerler İsa`yı götürürken, kırdan gelmekte olan Simun adında Kireneli bir adamı yakaladılar, çarmıhı sırtına yükleyip İsa`nın arkasından yürüttüler. Büyük bir halk topluluğu da İsa`nın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı. İsa bu kadınlara dönerek, “Ey Yeruşalim kızları, benim için ağlamayın” dedi. “Kendiniz ve çocuklarınız için ağlayın. Çünkü öyle günler gelecek ki, `Kısır kadınlara, hiç doğurmamış rahimlere, emzirmemiş memelere ne mutlu!` diyecekler. O zaman dağlara, `Üzerimize düşün!` ve tepelere, `Bizi örtün!` diyecekler. Çünkü yaş ağaca böyle yaparlarsa, kuruya neler olacaktır?” (Luka 23:26-31) Burada yaş ağaç Mesih’tir, aynı zamanda da biz Mesih inanlılarını temsil etmektedir. Kuru ağaç da imansızlar ve ismen “İsa, İsa!” deyip de kilise kapısından çıkar çıkmaz normal yaşamlarına dönenlerdir. Yaş ağaç olarak kalalım. Yine Luka 23: 39’de İsa’ya küfür edildiğinden söz ediyor. Buna sessiz kalmak çok zordur kardeşler ama Rab bizden bunu istiyor, çünkü kendisi de öyle yaptı, hakkınızı arayın demedi. Çarmıhı taşımak haksızlıklara katlanmayı da içerir.

 Baş kâhinler ve görevliler İsa`yı görünce, “Çarmıha ger, çarmıha ger!” diye bağrıştılar. Pilatus, “O`nu siz alıp çarmıha gerin!” dedi. “Ben O`nda bir suç bulamıyorum!” Yahudiler şu karşılığı verdiler: “Bizim bir yasamız var, bu yasaya göre O`nun ölmesi gerekir. Çünkü kendisinin Tanrı Oğlu olduğunu ileri sürüyor.” Pilatus bu sözü işitince daha çok korktu. Yine vali konağına girip İsa`ya, “Sen nereden geliyorsun?” diye sordu. İsa ona yanıt vermedi. Pilatus, “Benimle konuşmayacak mısın?” dedi. “Seni salıvermeye de, çarmıha germeye de yetkim olduğunu bilmiyor musun?” İsa, “Sana gökten verilmeseydi, benim üzerimde hiçbir yetkin olmazdı” diye karşılık verdi. “Bu nedenle beni sana teslim edenin günahı daha büyüktür.” (Yu 19:6-11) Pilatus O’nda hata görememekle birlikte politik nedenlerle O’nu Yahudilere teslim ediyor.

 Tanrı`nın belirlenmiş amacı ve öngörüsü uyarınca elinize teslim edilen bu adamı, yasa tanımaz kişilerin eliyle çarmıha çivileyip öldürdünüz. Böylelikle bütün İsrail halkı şunu kesinlikle bilsin: Tanrı, sizin çarmıha gerdiğiniz İsa`yı hem Rab hem Mesih yapmıştır. (Elç 2:23,36) Burada Petrus, Kutsal Ruh ’un gücüyle Mesih’in çarmıhtaki ölümünü ve dirilişini cesaretle bildirmiştir.

 Artık günaha kölelik etmeyelim diye, günahlı varlığımızın ortadan kaldırılması için eski yaradılışımızın Mesih`le birlikte çarmıha gerildiğini biliriz (Ro 6:6).

 Aranızdayken, İsa Mesih`ten ve O`nun çarmıha gerilişinden başka hiçbir şey bilmemeye kararlıydım (1.Ko 2:2 ). Pavlus burada İsa’yı tanımak ve O’nun çarmıhı dışında her şeyi süprüntü saydığını bildirerek çarmıhın önemini vurguluyor. 

 İsa Mesih’in çarmıhta ölüp üç gün sonra dirilmesi Hristiyanlığın temelini oluşturur. Bu o denli önemli bir konudur ki Hristiyanlık inancını diğer inançlardan kesin olarak ayırır. Mesih’in dirilişinin önemi Kutsal Kitap’ta şu ayetle vurgulanmaktadır: "Eğer Mesih'in ölümden dirildiği duyuruluyorsa, nasıl oluyor da aranızda bazıları ölüler dirilmez diyor? Eğer ölüler dirilmezse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse, bildirimiz de imanınızda boştur. Ve bizim Tanrı'yla ilgili tanıklığımız da yalan olmuş olur. Çünkü Tanrı'nın, Mesih'i dirilttiğine tanıklık ettik. Ama ölüler gerçekten dirilmezlerse, Tanrı Mesih'i de diriltmemiştir. Ölüler dirilmezlerse, Mesih de dirilmemiştir. Mesih dirilmemişse, imanınız yararsızdır ve siz hâlâ günahlarınızın içindesiniz." (1. Korintliler 15:12-17)

 Son olarak da Filipililer bölümünde pek çok kişinin çarmıha düşman olarak yaşadığını bildiriyor. Bu acı gerçeğe rağmen bizim görevimiz tanıklık ederek incili duyurmaktır. İncil’i duymayan kalmayana, Rab gelene kadar kilise ışık olarak parlayacaktır. Bizler güçsüz olsak da unutmayalım ki biz zayıfken O bizim gücümüzdür! Âmin.

 Ercüment Tarkan

Sitemize Hoşgeldiniz

2016 Noel Etkinliği

Mobil Görünüm