- - - - - -
Cumartesi, 26 Mayıs 2018

Ana Menü

Mesih'e Bağımlı Yaşamak

18.02.2018

Sevgili kardeşler,

İnsanlar çeşitli şeylere inanıyor ve güveniyorlar. Buna ihtiyaç duyarlar, Çünkü tümüyle bilemediğimiz bir evrende yaşıyoruz. Bilgimiz, anlayışımız her zaman kısıtlıdır. Biz kendi yaratmadığımız bir dünyaya geldik ve dünyaya geldiğimiz andan beri bir öğrenme sürecine giriyoruz.. Ne olacağımızı bilmiyoruz. Doğal olarak günahlı bir tabiatle dünyaya geldiğimiz için Yaratıcımızı tanımıyoruz, kendi yolumuzdan ve atalarımızdan kalan boş inançlara güvenmek zorunda kalıyoruz. Kimi insanlar sahte ilahlar yaratıyorlar ve onlara güveniyorlar. Bu sahte ilahların onları koruyacağını umut ediyorlar. Kimileri ise bilgiye, bilime ya da diğer insanlara, felsefelere inanıyorlar. Bilgi ve bilim sayesinde kurtulacaklarını sanıp içine düştükleri boşluğu avutuyorlar. Çünkü bizler yaratılış itibariyle Tanrı’ya bağımlı yaratıklarız. Ancak günah ile Tanrı’dan koptuğumuz zaman her birimiz gidip özde bizlere uyumlu olmayan bir şeylere bağlanıyoruz. Bu bağımlılık ihtiyacımızı doldurmak istiyoruz.

Isa 53:6  Hepimiz koyun gibi yoldan sapmıştık, Her birimiz kendi yoluna döndü.

İnsanlık olarak verimli, meyveli, görkemli bir ağaçtan koparılmış yapraklar gibiyiz ve nereden koptuğumuzu unutmuş olarak yere düşmüşüz, orada sararıyoruz, çürüyoruz, ayak altında çiğneniyoruz. Gidip bir taşa, toprağa, tahtaya, cansız, içinde yaşam olmayan boş şeylere kendimizi aşılıyoruz, ancak  bunlar bizi zehirliyor. Bunlarda yaşam yok, sadece ölüm var. Gerçek yok, yalan var. Bu nedenle İnsanlığın ihtiyacı koptuğu o verimli, görkemli, yaşam veren ağaca dönmektir. Tanrı Ademî yarattığında içine yaşam soluğunu üfledi ve ona kendisinden bir ruh verdi. Adem yaşayan can oldu. Tanrımız Adem’e yaşam bahşetti. Adem bu yaşam ile Tanrı’ya bağlandı, ama günah yüzünden Tanrı’dan koptu, öldü ve o günden beri insanlık kaybolmuştur.

Ancak yeniden doğan Mesih imanlıları olan Bizler ise hamdolsun bir zamanlar günahlarımız nedeniyle TAnrı’ya yabancıyken Oğlu İsa Mesih’e aşılandık ve O’na bağlandık. Yaratıcımıza geri döndük ve boş, amaçsız, zehirli dünyasal bağlardan özgürleştirildik. Koptuğumuz ağaç olan Yaşam Ağacı’na geri döndük. O Yaşam Ağacı İsa Mesih’tir. O bizim Çobanımız ve Gözetmenimizdir.

1.Pet. 2:25  Çünkü yolunu şaşırmış koyunlar gibiydiniz, şimdiyse canlarınızın Çobanı'na ve Gözetmeni'ne döndünüz

Bu nedenle tüm insanlara çağrımız, bildirimiz şudur: Sizi tatmin etmeyen, aksine daha da zehirleyen boş, faydasız, zararlı inançlardan, yalan yere güvendiğiniz aldatıcı bilgilerden kurtulun. CAnlarınızın Çobanına ve Gözetmenine, YAratıcınız Tanrı’ya İsa Mesih’e dönün. 

 İsa Mesih insanlığa şöyle söyledi:

Yuh. 15:5  Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. 

Yuh. 15:6  Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. 

Yuh. 15:7  Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir. 

Yuh. 15:8  Babam çok meyve vermenizle yüceltilir. Böylelikle öğrencilerim olursunuz.

Rab burada Yaşam’ın Kaynağı olarak kendisini tanıtmaktır. Asma, yaşar ve yaşam verir. Çubukta ise yaşam yoktur. Çubuk Asmaya aşılandığında onda yaşam olur, meyve olur. Aşılanmadığında ise cansız bir nesneden ibarettir, sonu bellidir. Asmada kalan ise yaşar, meyve verir ve yüce bir amaca hizmet eder. İnsanlığın yaratılış amacı da işte budur

Rab dedi ki, “Bensiz hiçbir şey yapamazsınız”. Eğer Rab olmadan bir şey yapamıyorsak O bizim yaşamımız demektir. Rab’bin bu sözleri nedeniyle Hristiyan inancının merkezi Kutsal Kitap’ın öğrettiği gibi Mesih’dir. Hayatlarımızın merkezinde, tam özünde Mesih yaşamalıdır. Mesih İsa olmadan bizler hiçbir şey yapamayız. Evet, hiçbir şey yapamayız. Aslında düşündüğüm zaman Hristiyan inancının temeli bu sözde özetlenmektedir. Peki Mesih olmadan hiçbir şey yapamayız ne demek? Bazılarımız iyi eğitim alabiliyor, bilim adamı olabiliyor, büyük işler yapıp çok para kazanabiliyor, bazılarımız çok yetenekli olabiliyor, müzik,resim yapabiliyor, gene bazılarımız fiziksel işlerin altından kalkabiliyor..Bizler bir şeyler yapıyoruz. Bu ayeti ilk kez duyan, iman etmemiş bir kimse, hatta bu ayeti bileni ama üzerinde hiç düşünmemiş bir imanlı bile haklı olarak sorabilir: Ben Mesih olmadan çok şeyler yapabiliyorum.

O zaman iyice açıklamamız lazım. Şu demektir: Mesih olmadan kalıcı değere sahip hiçbir şey yapamam. Mesih olmadan ebedi değerde, kalıcı işler veremem.

Bu dünyada yaptığımız pek çok şeyin elbette bir değeri var ama Mesih olmadan kalıcı bir değerleri olmayacaktır. Bu nedenle Mesih olmadan yaptığımız bütün o şeylere baktığımızda, evet bütün o işleri dünya yüceltir, onurlandırır, peşinden koşar. İnsanların beğenisini kazanır, hayranlık uyandırır. Ancak bu işlerin içinde Mesih’in yüceliği yoksa, Tanrı bu işlerden hoşlanmaz ve ebedi bir değere kavuşamaz.

Özetle, eğer kendimize güvenerek, kendimizi yüceltmek, insanların beğenisini kazanmak amacıyla yapılan tüm işler boşa gidecektir. Ancak Mesih’in yüceliği için yapılan ve Tanrı’yla bağlılılık içinde yapılan işler ebediyen kalıcıdır.

Tanrı, iman eden İbrahim’e antlaşmasının işareti olarak sünnet olmasını buyurdu. İman etmesiyle birlikte TAnrı’yla bir antlaşma ilişkisine girdi.

Yar. 17:13  Evinizde doğan ya da satın aldığınız her çocuk kesinlikle sünnet edilecek. Bedeninizdeki bu belirti sonsuza dek sürecek antlaşmamın simgesi olacak. 

Yar. 17:14  Sünnet edilmemiş her erkek halkının arasından atılacak, çünkü antlaşmamı bozmuş demektir."

Okuduğumuz gibi sünnet edilmemiş her erkek halkın arasından atılacaktır. Demek sünnet çok önemli bir işaretti, ama ne anlama geliyordu? Eski Antlaşma’da sünnet edilmek neden bu kadar önemliydi?

Sünnetin ruhsal anlamını Flp. 3:3’de okuyoruz.

Flp. 3:3  Çünkü gerçek sünnetliler Tanrı'nın Ruhu aracılığıyla tapınan, Mesih İsa'yla övünen, insansal özelliklere güvenmeyen bizleriz.

Sünnet edilmek, benlikten soyunmak, artık benliğe göre yaşamamak ve TAnrı’ya bağımlı yaşamak demektir. Bundan böyle Tanrı’yla antlaşmaya giren kişi insansal özelliklerine güvenmeyecektir. Tanrı, hem İsrail halkına hem de bizlere bunu öğretmek istedi. Yeni Antlaşma’ya girenler, artık sünneti ruhsal olarak tecrübe ederler ve Tanrı’nın Ruhu aracılığıyla tapınır, Mesih İsa’yla övünür ve insan özelliklerine güvenmezler. Benliğine, kendisine güvenmez. İşte Tanrı’nın antlaşmasına girmenin şartı budur. Sünnet olmayan kişi Tanrı’nın halkına giremez kardeşler. Tanrı’yla antlaşma Mesih’e bağımlı olmayı gerektirir. Bu nedenle insan özelliklere güvenilerek yapılan Mesih İsa’yla övünmeyen işler kalıcı bir değer taşımaz. Çünkü Rab olmadan yapılmış demektir.

Alçakgönüllük budur. Alçakgönüllülük Tanrı’ya bağımlı olduğumuzu kabul etmektir.

Rabbimiz İsa Mesih de yeryüzünde, kul surety aldığı süre boyunca bize gerçek alçakgönüllülük örneği gösterdi. Tanrı’ya eşit olduğu halde, insanoğlu olarak Baba’ya bağımlı olarak yaşam sürdü ve hizmet etti. İsa tam olarak böyle yaşadı.

Yuhanna 5:19: Size doğrusunu söyleyeyim, Oğul, Baba'nın yaptıklarını görmedikçe kendiliğinden bir şey yapamaz. Baba ne yaparsa Oğul da aynı şeyi yapar. 

Yuh. 5:30  "Ben kendiliğimden hiçbir şey yapamam.

Neden İsa örneğimizdir diyoruz. Çünkü O da Baba olmadan kendiliğinde hiçbir şey yapamaz diyor. Sevgili kardeşler, dikkat ederseniz, yapmam demiyor, yapamam diyor. Rabbimiz, yeryüzünde insan iken ancak Baba’da kalarak yeryüzünde sonsuza dek kalıcı bir iş yapabilmiştir.. Tüm dünyanın günahlarını kaldırma işini Baba’ya bağımlı kalarak başardı. Bunu iyi anlamamız gerekir.

O sonsuzlukta Tanrı Oğlu olmasına ragmen, insan bedeninde bize kusursuz bir örnek vererek nasıl kalıcı ürün vereceğimizin yolunu gösterdi. Tanrı’ya bağımlı kalarak…

Bir dal düşünün, bir ağaçta 50 yıldır, ürün vermis olsun. Ama ağaçtan koparsa, 50 yıl ürün vermis olsa bile, yarın ürün vermeyecektir. Değil mi her zaman, her an Rab’be bağımlı olmalıyız ki kalıcı işlerimiz olsun

Tanrı’ya bağımlı kaldığımızda bizi güçlendiren aracılığıyla her şeyi yapabiliriz. Mesih olmadan hiçbir şey yapamayız ama Mesih ile her şeyi yapabiliriz. Bu herşey Tanrı’nın hayatımız için planladığı her şeydir. Rab’bin her birimizin hayatı için bir planı var ve bunu planı Mesih’in yardımıyla gerçekleştirebiliriz. Bunun için Ruh’la dolu bir yaşam, Rab’bin yüzünü aramak, O’nu işitmek, O’na itaat etmek gerekir.

Kardeşler gördüğümüz gibi Hristiyan yaşamı iki temel üzerinde durmaktadır.

  1. Alaçkgönüllülük: yani Mesih olmadan hiçbir şey yapamayız.
  2. İman: Mesih ile her şeyi yapabiliriz.

Rab bizi bu iki alanda Mesih benzeyişinde dönüştürsün. Mesih ise Baba Tanrı olmadan hiç bir şey yapamadı ve gene Baba Tanrı’ya dayanarak Baba’nın isteğinde olan her şeyi yaptı.

Sitemize Hoşgeldiniz

2016 Noel Etkinliği

Mobil Görünüm