- - - - - -
Cuma, 25 Mayıs 2018

Ana Menü

Ruhsal Kişi Olarak Yaşamak

15.04.2018

İç varlığımız günden güne yenilenir. (2.Korintliler:4:16-18)

Bugün sizinle “iç varlığımız günden güne yenilenir” Rab’bin sözünü paylaşmak istiyorum.  Kutsal Kitap dış varlığımızın ebeveynden doğan bedensel adam olduğunu, eski adam olduğunu, ya da dünyasal benliğe göre yaşayan adam olduğunu kast etmektedir. İç varlığımız ise İsa Mesih’e iman edip Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’nın hayatıyla yeniden doğan adamı kast etmektedir. Buna yeni adam, göksel adam ya da Kutsal Ruh’un yönlendirişine göre Tanrı’nın sözüne göre yaşayan adam denir.

Tanrı insanı ilk yarattığında dış adamla iç adamı ayırmadı insan tam bir birlik içinde yaratıldı. Fakat Adem ve Havva Tanrı’nın yasaklamış olduğu iyiyle kötüyü bilme ağacının meyvesini yedikten sonra hemen iç varlığı ölmüştü. Tanrı ile paydaşlık yapan iç adam ölmüştü yani sonsuz hayatı olan iç adam ölmüştü. Sadece bedene göre yaşayan dış adam kaldı. Buna dış varlık denir. Hristiyanlar dış adamla iç adamın arasındaki ilişkileri net olarak bilmedikleri için iblis tarafından kolayca aldanarak sıkıntı çekmektedir. Mesih aracılığıyla sağlanan zaferli, sevinçli ve kutsallıkla doğruluk yaşamını sürdüremiyorlar. Bu yüzden bugün sizinle bu konuyla ilgili paylaşmak istiyorum.

1.    Dış varlığın özelliklerine bakalım;

Dış adam anne babadan doğan bedensel adamdır.  Hep bedensel arzulara göre yaşamaktadır. Dünyadaki şeylerden zevk alırlar. Onun için en önemli şey para, dünyasal başarı ve dünyasal zevktir. Böyle bir insana ben merkezli insan denir. Yani bencil ve gururlu insandır. Dış adam dünyanın hükümdarı olan iblisin etkisi altında yaşar. Bedensel istek ve arzuları yüzünden iblisin kölesi olmaktadır. (Efesliler:2:2) de şöyle der; “Bu dünyanın gidişine ve havadaki hükümranlığın egemenliğine yani söz dinlemeyen insanlarda şimdi etkin olan ruha uymaktaydınız. Bir zamanlar hepimiz böyle insanların arasında benliğin ve aklın isteklerini yerine getirerek benliğimizin tutkularına göre yaşıyorduk, doğal olarak bizde ötekiler gibi gazap çocuklarıydık.”

Dış adamla ilgili (Mezmur:1:1)de şöyle der; “Ne mutlu o adama ki, kötülerin öğüdüyle yürümez, günahkarların yolunda durmaz, alaycıların arasında oturmaz.” Bu ayette bulunan kötüler, günahkarlar, alaycılar tümü dış adamın özelliğidir. Bunlar Tanrı’nın sözüne saygı duymaz, hep aykırı davranır. Dış adam devamlı kirli günah dolu dünyada mutluluğu arar. Dış adamın nelerle uğraştığını Elçi Pavlus (Galatyalılar:5:19) da harika bir şekilde açıklamaktadır. “Benliğin işleri bellidir, bunlar fuhuş, pislik, putperestlik, çekişme, kıskançlık, öfke, bencil tutkular, ayrılıklar, bölünmeler, çekememezlik, sarhoşluk, çılgın eğlenceler ve benzer şeylerdir.” İşte dış adam Galatyalılar:5:19 de anlatılan özelliklere sahiptir. Bundan çıkış yoktur. Dünyadaki şeyleri elde edip bedensel zevk almaya çalıştığı için fuhuş, pislik, put perestlik, sarhoşluk ve çılgın eğlenceleri ararlar. Bunları elde edemeyince çekişip, kıskanarak öfkelenir bölerler. İsa Mesih de dış adamın sonucunun ne kadar korkunç olduğunu (Luka:16:19) da zengin bir adamın öyküsüyle anlatır. “Mor keten ince giysiler giyer bolluk içinde her gün eğlenirdi.” Bu zengin adam gibi daima bedensel tatminkarlık için yaşadığı için insan Tanrı’ya karşı saygısı da yoktur ölümden sonra ne olacağı konusunda aldırış etmez. Dünyasal servet ve bilgi edinerek kendini övmeye çalışır. Mor keten ince giysiler giyerek bolluk içinde her gün eğlenerek yaşayan zengin adama öldükten sonra ne oldu? “Bu alevlerin içinde azap çekiyorum…… Zengin adam şöyle dedi, İbrahim’e baba sana rica ederim Lazar’ı babamın evine gönder çünkü beş kardeşim var Lazar onları uyarsın ki, onlar da bu ıstırap yerine düşmesinler.” İsa Mesih açıkça diyor ki, dış adamın istek ve arzularına göre yaşarsanız mutlaka cehenneme düşeceksiniz. Elçi Pavlus, (Koloseliler:3:6) da şöyle belirtmektedir; “Bunlar yüzünden Tanrı’nın gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine geliyor.” Dış adama Kutsal Kitap gazap çocukları ya da helak çocukları der. İsa Mesih’e iman etmeden evvel böyle doğal olarak ötekiler gibi biz de gazap çocuklarıydık.

Ama İsa Mesih’e iman ettikten sonra suçlarımız ve günahlarımız yüzünden ölüyken İsa Mesih bizi diriltti. İçimize Kutsal Ruh aracılığıyla Tanrı’sal hayatı koydu. Böylece iç varlık oluştu. Tanrı’yla paydaşlık kuran iç adam meydana geldi.

2.    İç varlık nasıl oluşur?

Günahtan dolayı ölmüş olan bizler Mesih’e iman edince Mesih’in çarmıhta akıtılan kanıyla günahımızın bağışlanmasıyla Tanrı’yla barışıyoruz.  Tanrı’yla barışınca Tanrı’nın hayatı Kutsal Ruh aracılığıyla içimize gelir, böylece yeni bir hayata kavuşuru. Buna ruhtan doğmak denir. İsa Mesih bu konu ile ilgili Nikodim’e çok güzel bir şekilde açıklamaktadır. (Yuhanna:3:3) İsa ona şu karşılığı verdi; “Sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse yeniden doğmadıkça Tanrı’nın egemenliğini göremez.” Nikodim Rab’be “Yaşlanmış bir adam nasıl yeniden doğabilir diye İsa’ya sordu. Annesinin rahmine ikinci kez girip doğabilir mi? diye sordu. İsa şöyle yanıtladı, sana doğrusunu söyleyeyim, bir kimse sudan ve ruhtan doğmadıkça Tanrı’nın egemenliğine giremez. Bedenden doğan bedendir, ruhtan doğan ruhtur. Sana yeniden doğmalısınız dediğime şaşma. Nikodim İsa’ya bunlar nasıl olabilir diye sordu. İsa şu cevabı verdi, ……. Musa çölde yılanı nasıl yukarı kaldırdıysa İnsanoğlu’nunda öylece yukarı kaldırılması gerekir, öyle ki O’na iman eden herkes sonsuz yaşama kavuşsun.” Çarmıhta ölen İsa Mesih’in kanı günahlarımızı bağışlandığına iman ettiğimiz zaman Kutsal Ruh’tan yeniden doğacağız. Kutsal Ruh aracılığı ile yeni doğan adama iç adam deriz. Ya da iç varlık denir. Bu iç adam İsa Mesih’in kanı ile günahı temizlenmeden oluşmaz. Mutlaka günahlarımızın ortadan kaldırılmasıyla Kutsal Ruh’un aracılığıyla iç varlığımız oluşur. Mesih’i Tanrı’nın Oğlu ve Kurtarıcımız olarak yüreğimize kabul ettiğimiz zaman yeniden doğarız. Tanrı’nın sağladığı Kutsal Ruh’un gücüyle yeniden doğduğumuz için buna Tanrı’nın çocukları, göksel adam, iç adam yada Tanrı’yla paydaşlığı olan iç adam deriz. Bu iç adam sonsuz hayata kavuşmuştur. Sonsuz hayat İsa Mesih’in kendisidir. Onunla bütünleşmiş adam sonsuz yaşama sahip adamdır. Bu adama İsa’nın yaşamı ya da Tanrı’nın yaşamı deriz. Elçi Pavlus bu konuyla ilgili (2.Korintliler:4:10:12) şöyle ifade ediyor; “İsa’nın yaşamı bedenimizde açıkça görünsün diye İsa’nın ölümünü her an bedenimizde taşıyoruz. Çünkü İsa’nın yaşamı ölümlü bedenimizde açıkça görünsün diye biz yaşayanlar İsa uğruna sürekli olarak ölüme teslim ediliyoruz.” İsa Mesih’in çarmıhtaki ölümünü kabul ettiğimiz zaman İsa’nın diriliş hayatı içimizde açıkça görünecektir. İsa Mesih benim günahımı, haksızlığımı, hastalığımı, lanetimin tümünü yüklenip çarmıhta öldü. Bu yüzden İsa’nın ölümü benim ölümümdür. Bende İsa Mesih’le birlikte öldüm. Diriliş hayatı olan Mesih’i kabul ettiğimizde Mesih’le birlikte dirilerek Tanrının çocuğu oluyoruz. Bu Tanrı’nın çocuğu iç varlıktır, göksel adam yani yeni adamdır. (2.Korintliler:5:17) de “Bir kimse İsa Mesih’teyse yeni yaratıktır. Eski şeyler geçmiş her şey yeni olmuştur.” Elçi Pavlus (Efesliler:4:23) de “Önceki yaşayışınıza ait olup aldatıcı tutkularla yozlaşan eski yaratılışı üzerinizden sıyırıp atmayı, düşüncede ruhta yenilenmeyi gerçek doğruluk kutsallıkta Tanrı’ya benzer yaratılan yeni yaratılışı giyinmeyi öğrendiniz.” Yani dış adam eski yaratılıştır. Kutsal Ruh’tan yeniden oluşan yeni yaratılış iç adamdır.

3.    İç adam nasıl güçlenir?

(Romalılar:8:14-16) da “Tanrı’nın Ruh’uyla yönetilenlerin hepsi Tanrı’nın oğullarıdır. Çünkü sizi yeniden korkuya sürükleyecek kölelik ruhunu almadınız oğulluk ruhunu aldınız bu ruhla Abba Baba diye sesleniriz.” (Yeşaya:41:10) da şöyle diyor; “Korkma ben seninleyim, yılma çünkü Tanrın benim. Seni güçlendireceğim, evet sana yardım edeceğim. Zafer kazanan sağ elimle sana destek olacağım.” Biz Tanrı’nın çocuklarıyız, bu yüzden Tanrı bize bakar. Kutsal Ruh ve Tanrı’nın sözü geldiği zaman iç varlık güçlenecektir. İç varlığımızı güçlendiren Kutsal Ruh’tur ve Tanrı’nın sözüdür. Kutsal Ruh yaratan ruhtur. Kutsal Ruh düzen sağlayan, hayat veren, gerçeğin ruhu, şifa veren, insanı dirilten, iblisin işlerini yok eden, İsa Mesih’i ve Tanrı’yı ve O’nun sözünü açıklayan Ruh’tur. Kutsal Ruh içimize geldiği zaman iç varlığımız güçlenir. Bu yüzden Elçi Pavlus (Efesliler:3:16) da “Babanın kendi yüceliği ve zenginliği uyarınca Ruh’uyla sizi iç varlığınızda kudretle güçlendirmesini dilerim.” Ayrıca iç varlığımızı güçlendiren Tanrı’nın sözüdür. Tanrı’nın sözü hayattır ve ruhtur. Bu ne demek? Tanrı’nın sözü canlıdır demektir. Tanrı’nın sözü Kutsal Ruh ile birleştiği zaman Tanrısal güç ortaya çıkar. Bu yüzden Tanrı’nın sözü Tanrıdır ve Mesih’tir. (1.Yuhanna:2:14) de “Ey gençler size yazdım, çünkü güçlüsünüz Tanrı’nın sözü içinizde yaşıyor. Kötü olanı yendiniz.” (Süleymanın Özdeyişleri:4:20-22) de “Oğlum sözlerime dikkat et, dediklerime kulak ver aklından çıkmasın bunlar onları yüreğinde sakla. Çünkü onları bulan için yaşam bedeni için şifadır bunlar.”

İç varlığımız Kutsal Ruh ile Tanrı’nın sözü ile dolu olduğu zaman iman bakımından da çok güçlü oluruz. Çünkü Tanrı’nın hayatı, kuvveti, bilgisi, sevgine kavuşmuş oluruz. (2.Korintliler:4:8) de, “Her yönden sıkıştırılmışız ama ezilmiş değiliz, şaşırmışız ama çaresiz değiliz, kovalanıyoruz ama terk edilmiş değiliz, yere yıkılmışız ama yok olmuş değiliz.” Neden bu zorluklara karşı dayanabiliyordu? Çünkü Elçi Pavlus’un iç varlığı güçlüydü. İç varlığımız Tanrı’nın sözüyle Kutsal Ruh ile güçlenince bizi sıkıştıran hastalıkları, ekonomik sorunları ve çeşitli sorunları yenebilecek gücümüz her zaman vardır. Bundan dolayı dünyayı yenecek olan imanımızdır deriz.

4.    Ama iç varlık bazen güçlü bazen zayıf oluyor;

Tanrı’nın sözüyle Kutsal Ruh ile dolu olduğumuz zaman iç varlık güçlüdür. Ama günah işlenirse, bedensel arzu ve isteklere göre yaşıyorsa iç varlık zayıflar.

Dış adamla iç adam her gün egemenliğe sahip olmak için çatışmaktadır. Eski adam yani benlik bedensel arzulara göre yaşamak ister. İç varlık ise Tanrı’nın sözüne göre yaşamak ister. Bu çekişmeler her gün içimizde şiddetle devam etmektedir. Elçi Pavlus da (Romalılar:8:22) de İç varlığımda Tanrı’nın yasasından zevk alıyorum, bedenimin üyelerinde bambaşka bir yasa görüyorum. Buda aklımın onayladığı yasaya karşı savaşıyor, beni bedenimin üyelerindeki günah yasasına tutsak ediyor. Ne zavallı insanım, ölüme götüren bu bedenden beni kim kurtaracak? Rab’bimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’ya şükürler olsun.”

Dış varlık nasıl güçlenir? Dünyaya ait olanı severse dış varlık güçlenir. Dış varlık dünyaya ait olanları sever, dünyaya ait olan her şey benlik tutkuları, gözün tutkuları, maddi yaşamın verdiği gururdur. Bunlarla yaşanırsa dış varlık güçlendiği için iç varlığı zedeler. İç varlığın içinde Kutsal Ruh vardır. Dış varlık güçlenirse Kutsal Ruh kederlenir. İç varlığın içinde olan Kutsal Ruh dış varlık güçlenince kaçar. (Romalılar:8:13) “Benliğe göre yaşıyorsanız (dış varlıkla yaşıyorsanız) öleceksiniz. (iç varlık) Ama bedenin kötü işlerini Ruh’la öldürürseniz yaşayacaksınız. (İç varlık yaşayacaktır.)” Varlığımızın bütününde ölüm kalım savaşı vardır. İç varlığımız güçlenince dış varlık harap olur. Dış varlık güçlenirse iç varlık harap olur. Eğer bir imanlı benlik tutkularıyla, göz şehvetiyle ve  maddi yaşamın verdiği gururla yaşıyorsa onun iç varlığı yıkılmış olur. Ne kadar kutsal bilgiye sahip olsa da iç varlığın yıkılması an meselesidir. Eğer bir gün önce Kutsal Ruh ile çok dolmuş olsa bile, bugün dünyasal arzulara göre yaşıyorsa bu durum iç varlığı için bir yıkımdır.

Bazen ruhsal olarak çok saygıdeğer olan pastörlerin günah işlediğini görüyoruz. Bir zamanlar çok güçlü imana sahip olan kişilerin cinsel ahlaksızlığa düştüğünü görebiliyoruz. Peki neden bu olaylar yaşanmaktalar? Çünkü iç varlığı onu kolayca saran günahın ve benliğin tutkularının tuzağına düşmüştür. Bu yüzden Elçi Yuhanna yalvarmaktadır. (1.Yuhanna:2:15) “Dünyayı da dünyaya ait olan şeyleri de sevmeyin. Dünyayı sevenin babaya sevgisi yoktur.”  İç adam gücünü yitirdiği için şeytan onun bedensel istek ve arzularına göre onu kolayca günaha sürükleyip yok etmektedir. Ey imanlı kardeşlerimiz dünyaya ait olan şeyleri düşünmeyin, onlara özlem çekmeyin bunlar sizin içinizdeki Tanrı’nın hayatını yok eder.

Ben size tanıklık edeyim, ben kaç ay boyunca dünyadaki haberlere ve dizilere çok ilgi duymuştum. Ama baktım ki, iç varlığım gitgide zedelenip zayıfladığını fark ettim. Kilisede Tanrı’nın sözünü duyarak, ilahi söyleyerek, dua ederek Tanrı’nın lütfuyla dolu idim. Ama dünyasal haberlere göz dikince ruhsal hassasiyetimi yitirdiğimi gözlemledim ve yüreğimdeki sevinci kaybedip karışık hissetmeye başlamıştım. Ve neden böyle olduğunu düşünüp dua ederek Rab’be sordum, Rab dünyaya ait olan şeyleri dinleyip, onlara bakıp özlerken iç varlığımın yaralanıp zayıfladığını bana açıkladı. Bu yüzden işittiğine ve gördüklerine dikkat et dedi. Bende tövbe ettim. Kore’deki ve dünyadaki herhangi bir haberle ilgilenmemeye akşamları ilahi söyleyip dua ederek Tanrı’nın sözlerini çalışmaya başladım böylece iç varlığım güçlenmeye başladı. Sonra anladım ki, Tanrı’nın sözü ne kadar doğrudur. Dünyayı ve dünyaya ait olan şeyleri sevdiğimiz zaman dış varlığımız güçlenirken iç varlığımız zayıflıyor. İç varlığımız zayıflayınca iblis bizi bağlayıp günaha götürüp Tanrı’yla olan ilişkimizi koparmaya çalışıyordu. Son anda anladım ki, tövbe ederek dış varlığımı harap etmeye çalıştım. Dış varlığımızı harap etmenin yöntemi şudur, Tanrı’nın sözü ile Kutsal Ruh’un gücüyle dolu olmalıyız. Nasıl dolu olabiliriz? Tanrının sözünü okuyarak, dua edip ilahi söyleyerek iç varlığımızı güçlendirebiliriz. İlahi söyleyip dua ettiğimizde Kutsal Ruh gelip Tanrı’nın sözünü alevlendirir. O zaman iç varlığımız güçlü olur. Tekrar Tanrı’nın sevgisi, gücü, esenliği ve sevinciyle iç varlığımız güçlenir.

İç varlığımızın güçlenmesi için üç unsur gereklidir.

1.    Günahtan tövbe edip Rab’be dönmeliyiz.

2.    Yüreğimiz Tanrı’nın sözüyle dolu olmalıyız.

3.    Dua ile Kutsal Ruh’un kuvvetiyle dolu olmalıyız.

İç varlığımızın güçlenebilmesi için Elçi Pavlus (Koloseliler:3:5-9) da harika bir yöntem açıklamaktadır. “Bu nedenle bedenin dünyasal eğilimlerini fuhşu, pisliği, şehveti, kötü arzuları ve putperestlikle eş olan açgözlülüğü öldürün. Bunlar yüzünden Tanrı’nın gazabı söz dinlemeyenlerin üzerine geliyor. Geçmişte bunlarla iç içe yaşadığınız zaman sizde bu yollarda yürüdünüz ama şimdi öfke, kızgınlık, kötü niyet dahil hepsini üzerinizden sıyırıp atın. Ağzınızdan hiçbir iftira veya edepsiz söz çıkmasın. Birbirinize yalan söylemeyin. Çünkü eski yaratılışı kötü alışkanlıklarıyla birlikte üzerinizden çıkarıp attınız.”

Tarlada çalışan çiftçi deliceyi kökünden sökerse ilk bakışta o sanki yaşıyormuş gibi görünebilir. Ama kökünden söküldüğü için kaç gün sonra mutlaka ölecektir. Bizlerde iç varlığımızı zedeleyen iblisin ektiği benlikte gizli kalan pislikleri söküp atmalıyız ya da öldürmeliyiz. Dış varlığımızda çeşitli pislikler mevcuttur. Bazıları atalardan gelen miras olabilir, yaşam boyunca işlenen günahların kalıntıları olabilir. Ya da başkaları tarafından yara verilmiş acılar olabilir. Bunlarla birlikte içimizde sürekli korku, endişe, kaygı, bedensel arzular, açgözlülük, fuhuş, kötü niyet, yalan, iftira vs. oluşabilir. Bunlar sürekli bizim iç varlığımızı zayıflatıp yara vermektedir. Şimdi bunların hepsini sökmeliyiz. Bunları söküp atmazsak bunlar bizim iç varlığımızı yıkıma götürür.

Aranızda bunları yaşamamış bir kardeş var mı? Tanrı tarafından ekilmemiş iğrenç şeyleri söküp atmalıyız. Şu dua ile söküp atabiliriz, “Ya Rab içimdeki bu pislikleri sen al.” Dua ederken bunlar aklımıza gelecektir, aklımıza geldikçe Ya Rab bu günahtan tövbe ediyorum bunları kaldırıyoruz diyerek dua etmeliyiz. Eğer başkasının size verdiği yaralardan dolayı öfke ve kızgınlık aklıma gelirse “Ya Rab bunları benden kaldır ben onları bağışlıyorum. Bunun yerine senin hayatınla, gücünle, sevginle, kutsallığınla ve esenliğinle içimi doldur diye dua edin.  Böyle dua ettikçe iç varlığımız güçlenecektir. Şeytanın getirdiği tüm pislikler temizlenecektir. Yürek temizlendiğinde Tanrı’yı göreceksiniz. Yani Tanrı’nın Ruh’uyla dolu olursunuz. Tanrı’nın hayatı içinize gelecektir. Tanrı’nın gücü, bilgeliği, kudreti içinize gelecektir.

Biz Tanrı’nın çocuklarıyız, dünyadaki insanlar gibi yaşamayız. Biz iblisin çocukları değiliz, iblisin kölesi değiliz. Dünyayı değiştiren Tanrı’nın çocukları ışık çocuklarıyız. Tanrı’nın hayatı, bilgeliği, kutsallığı içime gelince tüm hastalıklardan kurtulup sorunlarımız çözülecektir. Rab sizin iç varlıklarınızı güçlendirsin.

Sitemize Hoşgeldiniz

2016 Noel Etkinliği

Mobil Görünüm